Tüketimin değil, üretimin değerini fark ettik.
Baskının değil, demokrasinin önemini kavradık.
Rekabetin değil, işbirliğinin güçlendirdiğini gördük.
Ben ve bana ile küçülmeyi, paylaşarak çoğalmayı yaşadık.
Gösterişin değil, sade yaşamın güzelliğini keşfettik.

Din kimine gerekliydi ama bilim hepimize olmazsa olmazdı, bunu bildik.
Kutuplaştıranların kendi kutuplarında eridiğini, güneş açtıranların aydınlıkta olanı büyüttüğünü gördük.
Doğa ile uyumlu olmanın, ranstal dönüşümden çok daha önemli olduğunu fark ettik.
Para değil, bizi insan yapan Aşk idi; bunu yaşadık.

Kayıplarımız oldu, canlarımızı yitirdik, felaketler ardı ardına bitmez sandık. Ve anladık ki, illa bilgi, illa eğitim, illa teknoloji… Çünkü ancak bilgi, felaketlerin hasarını azaltacak güce sahip!
Susturulduk, baskılandık ama bir de baktık ki, susmakla suça ortağız; susmayacağız demeye başladık.
Hak aramanın ve şeffaf yönetim istemenin, utanılası bir durum değil; tam tersine vatandaşların en büyük sorumluluğu olduğunu, çocuklarımızın gözlerine bakınca, fark ettik.
Güçlü devletin, liderin şatafatında değil, halkının bilgisinde, görgüsünde ve refahında olduğunu kavradık.

İnsan olmanın sorgulamayla, soru sormayla ilgili olduğunu, biatın kölelikle eş anlamlı olduğunu derinden kavradık.
Aklın, vicdanın, adaletin, eşitliğin, eğitimin, güvenliğin, dürüstlüğün olmazsa olmaz İNSANİ DEĞERLER olduğunu ve ahlakın dinden önce gelmesi gerektiğini anladık!
Aşkın, özlemin, sabrın ve umudun eleğinden geçtik; gördük ki, Aşksız hayatın tadı tuzu yok, umut olmadan insanın geleceği yok!

2020, tüm insanlığa dersini verdi.
Bundan sonrası, insanların nereye gitmeyi seçeceğiyle ilgili…

2021, öğrendiklerimizle güzelliklere atılacağımız, olgunlaşmış insanlığın yılı olsun!