Day

Kasım 3, 2020
Bumerangtır hayat; Ne atarsan onu alırsın geriye, Üstelik daha hızlı Ve hiç beklemediğin bir anda… Birden ya yaptığın iyilik Kapını çalar en zor anında, Ya da uçarken havalarda, Bir ah aldığın, bir zaman bir yerlerde Çekiverir seni dibe. Vadilerdeki yansımalara benzer Yaşamın sana geri bildirimi; Biraz yavaş ve nereden geldiği belirsiz… Ama mutlaka Bir ses,...
Read More
Ah, Sevgili, Herşey böyle ticari olmadan önceydi Benim sana olan aşkım, Ve senin bana olan tutkun… Ellerimi tuttuğunda, Parmaklarımız yüzüksüz, Kollarımız takısız, Yumuşak hareketlerle, Sadece iki eldik dokunuş olan, Bıkıp usanmadan, Saatlerce birbirini yoklayan… Marka ve giysinin önemi olmadığında, Sadece tenler bir aradayken, Seninki ve benimki Çığ misali… Bir tek aklımda kalan minik dövmen, Galiba...
Read More
Kumsaldaki kayada Derinleşerek duruyor baş harflerimiz. Lakin kıyıyı döven dalgalar, Biraz kızgın gibiler Kaybolan ayak izlerimize. Buna üzülen oyuncu kumlar, Hani sevişirken kumsalda Ardımızda bıraktığımız , Devam ediyorlar ufka doğru Fısıldamaya aşkımızı! Geçenlerde duydum konuşurlarken; Gün batımı özlemiş şarkılarını Kulağıma fısıldadığın. Ve yıldızlarla ay Bekliyorlarmış sohbetlerimizi Ardı arkası kesilmeyen. Ağaçlar koyun ardındaki Hani hamaklarımızı gerdiğimiz...
Read More
What is your mask today? The happy one or the proud one? How about the one I know everything? And the one you ususally wear; the guard, Is it really your favorite? Which color is your mask today? Like a Shakespearean green-eyed monster? Oh, such a jealous guy! Or the calm of blue; using selected...
Read More
Two men; Same age and experience Start from zero, The ground-up I could say. One prefers to struggle up a mountain, But helps others to climb up too. At the end of each day of his life, He has pleasure, but not knowing why. With pure satisfaction, he finds only peace. One prefers to dig...
Read More
Şimdi sırası mı sevginin, Sırası mı kalp atışlarının, Keyifli gülümsemeler ve iç geçirmelerinin? Ah, sırası mı bedenim, ruhum Tutkuların, yanıp durulmaların, Belki de hiç durulamadan sabahı sabah etmelerin? Sırası mı, O güzel gözlerin içine dalıp gitmenin, Hayallere dalmanın, daldıkça kaybolmanın Kayboldukça daha da dalmanın Ah, ağızları hissetmenin Öpücüklerle ruhları kaynaştıran? Sırası mı elleri düşlemenin, Dokunuşları...
Read More
I saw you within a group, Though completely alone. It was very hot in the South, And I could notice your sweat Through your long arm shirt. For a while our eyes met, And I had the feeling That your soul was trying to remember me. A long silence followed the look, We both could...
Read More
Hüzün çöktü içime, Acı değil hissettiğim. Hüzün, ah, hüzün Her vedanın ardından gelen. Alıştığım terasta İçerken sade kahvemi, Gözlerim takılıyor İrili ufaklı yatlara. Bir tanesinin yelkenleri Mavi; Açık mavi ve beyaz. Deniz ile gök misali Sadelikle sonsuzluğu Ve aslında özgürlüğü Anımsatıyor bana. O an dağılıyor hüznüm Acı zaten değildi hissettiğim. Adalar belli belirsiz uzaklarda Çağırıyorlar...
Read More
Ağustos 1988: Aşk, her yerde aşk var! Kalbim patır patır atarken TAROM’un (Romanya Havayolları) kapısından içeri girdim. İlk kez yurt dışına gidecektim ve ilk kez, üstelik kendi biriktirdiğim parayla, yurt dışı uçak biletimi alacaktım. Yüreğimde heyecanla karışık merak ve korku vardı… Yıl 1988. O sene başlarında “Bu yıl benim için ilk yurt dışı yılı olacak,”...
Read More
“Müzik ruhun gıdasıdır,” diyen hiç de yalan söylememiş. Şimdi size şu satırları yazarken Beatles’ın “The Ballad of John and Joko” isimli şarkısını dinliyorum. Biliyor musunuz sözlerini? Bilmeyenler için, evlendikten sonra John Lennon ve Yoko’nun Avrupa’daki balayı seyahatini anlatır… Aslında hem yazıyorum hem de elimde olmadan aradaki kelimelere takılıyor aklım. Şarkı, ikisinin önce Paris’e, oradan Amsterdam’a...
Read More
1 2