Deniz Kite

Yazılar
Geçenlerde bir öğrencim: “Hocam, görsel olan kişiler daha iyi yazar olurlar, öyle değil mi?” diye sorduğunda cevap vermeden önce; “ben bir yazar mıyım” sorgulamasına bile gelemeden, kafam birkaç saniye karmaşık, düşündüm… Sonra şöyle dedim: “Hayır! Oğlunun doğumundan sonra, gözlerini kırpmadan altı saat boyunca oğlunu seyretmiş biri olarak, bugün bana “ne gördün o altı saat boyunca?”...
Read More
Çoğu insan, yaratıcı söz konusu olduğunda “inandığını” söyler. Haklılardır çünkü onların yaratıcı ile sohbetleri, onu algılayış veya konumlandırmaları böyledir. Ve inanç odaklıysa insan, koşullara bağlı olarak cennet veya cehenneme gideceğine inanır. Benim yaratıcı ile bağım sanırım çocukluk ve erken gençliğimde böyle idi. Fakat çok sorgulamaktaydım ve dünyayı gezmeyi isteme sebeplerimin en başında farklı inançları keşfetme...
Read More
Son 20 senedir zaman kavramını sorgulamaktayım ve bununla birlikte son 15 gündür, yazdığım roman sebebiyle, zamanı irdelemeye yeniden döndüm diyebilirim. Zamanı neden düzlemsel kabul etmekteyiz? Bir öncesi, şu anı ve sonrası olan ve bu açıdan elbette bir sonsuzluktan gelip sonsuzluğa uzanan düzlemde zaman tarihtir diyebiliriz. Bu durumda gözlemlediğimiz zamanın kendisi değildir. Bir xy ekseninde, düzleme...
Read More
Balkonumda otururken, burnumda yeni açan güllerimin kokusu, uzunca bir süre gökyüzündeki yıldızları seyrettim. Sonra, birden bire sürpriz yapmak ister gibi gülen yüzünü gösteren ayı fark ettim. Bir arkadaşım geldi aklıma, anılarla birlikte yüreğim sevdalandı yine. Benden 3000 km uzaklıkta ve farklı bir ülkede yaşayan o sevgili arkadaşımı anarken, dünyanın aslında çok küçük olduğunu düşündüm. Sonra...
Read More
Bugün, son zamanlarda en fazla huzur bulduğum terasta oturup çayımı yudumlarken, bir arkadaşımla sohbet ediyordum. O sırada, tam karşımda inanılmaz renklerle süslü bir gökkuşağı belirdi. Arkadaşıma “gökkuşağı’na bak!” diyemeden, gördüğüm renk cümbüşü kayboldu. Biz de konuşmaya devam ettik. Çok kısa bir süre sonra aynı gökkuşağı bir daha belirdi. Ve o an, gökkuşağının çimleri sulayan fıskiyeden...
Read More
Gözlerim, Ortaçağ Avrupa’sında gezinirken, her an karşıma çıkacak Brave Heart’ı bekliyordum. Kalbim, güneşli bir Biskupin öğlesinde patır patır atarken, etrafımdaki şövalye armaları, miğferler ve kılıçlar Yüzüklerin Efendisi II’den bir savaş sahnesini hatırlattı: Kaleye sığınmaya çalışan herkesi, kadın ve çocuk demeden öldüren yarı hayvan yarı insan mahluklar ve onlarla savaşan Cesur Yürekler; iyilerle kötülerin savaşı. İnsan...
Read More
Bir Oliver Stone filmiydi Büyük İskender. “Annemin soğuk yüreğine sıkışmışım” diyordu bir sahnede genç ve başarılı komutan. Annesinden ölesiye nefret ederken, bir o kadar da düşkünlük hissediyordu annesine karşı. “Kadınlardan kork” diyen annesi miydi onu homoseksüelliğine iten? Annesinin kafasının içine kazıdığı sinsilikleri miydi İskender’e şüphelendiği herkesi gözünü kırpmadan öldürten ? “Sen,” diyordu annesi sürekli, “sen,...
Read More
Bu gördüklerim bir gerçek mi, yoksa Platon’un dediği gibi gerçeğin bir yansıması mı? Eğer bir yansımaysa ki, öyle olduğuna inanıyorum, o halde gerçek denilen şeye nasıl ulaşacağım? Hayatımın, kendimi bildim bileli, cevaplamaya çalıştığım tek sorusu bu. Gerçeğin yansıması ise her şey, buna kendim de dahil miyim? Öyle olmalıyım. O halde ilk önce kendimi görmeye çalışmalıyım...
Read More
Biri yavaşça kulağıma fısıldadı: “Şuradaki büyü dükkanı var ya, orada bir büyücü var, ne istersen elde edebilirsin…” Sonra da ekledi: “Karşılığını merak etme, büyücü çok insaflı, birlikte karar verirsiniz.” Çok düşündüm, istediğim her şeyi verebilecek bir büyücü; gitsem mi, gitmesem mi? Her şeyim var mı, yoksa başka şeyler de istiyor muyum? Ayaklarım günlerce gitmekle gitmemek...
Read More
Evet, bu sabah uyandığımda aklıma ilk gelen cümle bu oldu: “Keşke insanlara cenneti vaat edebilseydim…” Lakin insan olmanın yegane koşulu cehennemde yanmak her şeyden önce. Bunu ne kadar çabuk kavrarsak o kadar iyi olur düşüncesindeyim. Üstelik öyle sadece yanarmış gibi yapmadan,  cehennemin en dibinde yanmak; öyle ki yanacak yeri kalmamış olarak, acılar, kederler içinde kavrulup,...
Read More
1 2